"Biz ki Melik-i Turan, Emîr-i Türkistan'ız, Biz ki Türk oğlu Türk'üz,
Biz ki milletlerin en kadîmî ve en ulusu Türk'ün başbuğuyuz!"
EMİR TİMUR

Zeki Velidi Toganın Şeyhzade Babiç ile ilgili anıları

11 Jan 2015 | Göndərən: | Bölmələr: Baş Yazı, Başqortostan, Köşe Yazıları, Yazılar

Zeki Velidi Toganın Tatar-Başkurt şairi Şeyhzade Babiç ile ilgili anıları

Roza Kurban

Zeki Velidi Togan’ın “Hatıralar” kitabında Tatar-Başkurt ulusunun siyasetçi, aydın, yazar ve şairlerinin acıklı kaderleri de yer almaktadır. Bağımsızlık uğruna verilen mücadelede bu insanların birçoğu kendini halkı uğruna gözünü kırpmadan feda etmiştir. Başkurt milli bağımsızlık hareketini gönülden destekleyenler arasında Tatar-Başkurt şairi Şeyhzade Babiç (1895–1919) da bulunmaktadır. Babiç hakkında Zeki Velidi şunları yazmıştır:“Şeyhzade çok sevilen milli şairdi. Tatarca ve Başkurtça çok güzel şiirleri ve matbu eserleri vardı. Hepsi yok oldu gitti. Başkurdistan milli hareketi, bu şairin kalemiyle şiir mecmualarında canlandırılmıştı. Fakat bunların çoğu basılmamıştır. Hepsi Sovyetler tarafından imha edildi gitti.” Sovyetler için millilerin hiçbir önemi yoktur, onun içindir ki onların adlarından ve eserlerinden korkarlar ve yok etmek için de ellerinden geleni yapmışlardır. Şeyhzade Babiç tarihi olayları bizzat yaşamış biri olarak şiirlerinde de bu tarihi olayları yansıtmış, kendi duygularını da belirtmiştir. 16 Kasım 1917 yılında Başkurdistan Muhtariyeti resmen ilan edilip, milli hükümet kurulduktan sonra Başkurdistan halkını büyük bir heyecan sarmış, yazar ve şairler de bu heyecanını eserlerinde yansıtmışlardır. Zeki Velidi: “Bizde büyük heyecan doğuran bu muhtariyet ilanı milli şairlerimizden Seyitkerey Magaz’ın, Şeyhzade Babiç’in birçok şiirlerinin mevzuu olmuştur.”demiştir. O yıllarda yalnız sevinçler değil, büyük acılar, büyük kayıplar da yaşanmıştır. Babiç, Kızıllar ile çatışma sırasında vefat eden Emir Qaramış’ın ölümü hakkında bir şiir yazmıştır. Konuyla ilgili Zeki Velidi şunları yazmıştır: “ Kızılları doğu Ural’dan koğup çıkarmakta en faal rol oynayan İkinci Süvari Alay kumandanı Emir Qaramış bu sefer esnasında vefat etti. Bu ordumuz için büyük bir kayıptı. Bu kayıp dolayısıyla Başkurdistan’daki şairlerimiz birçok mersiyeler yazdılar. Bunlar arasında Şeyhzade Babiç’in:

Zeki Velidi Togan

Zeki Velidi Togan

Bugün bize ne oldu, duygularımız neye perişan oldu?
Perişan olmanın manası, bir dev er ölmüştür.
Kaybedip üzüldüğüm er kim idi.
Emir isimli er idi.

mısraları ile başlayan mersiyesinin son zamanlarda dahi halk arasında söylenmekte olduğunu 1943’de Almanlara esir olan Başkurt askerlerinden öğrendim. Emir benden birkaç yaş küçüktü, fakat onu çok küçüklüğünden tanıdım, çünkü babası babamın dostu idi.” Milli mücadele yıllarında güvenilir insanlara olan ihtiyaç daha da artar. Şeyihzade Babiç, Zeki Velidi Togan’ın güvenini kazanmıştır. Onun Orenburg şehirdeki teşkilat işleri hakkında Togan şöyle demiştir: “Orenburg’a gelir gelmez sivil teşkilat işleriyle meşgul olduk… Milli şairlerimizden Seyitkerey Magaz, Şeyhzade Babiç, Özbek şairi Abdülhamit Süleyman (Çolpan), Kazaklardan genç muharrir Berimcan ve bir münevver Kazak kızı bu yerlerde gizli şubeler kurarak Orenburg’daki merkezimize çok kıymetli malûmat gelmesini temin etmişlerdi. Bunların bilhassa Kazak kızının, şair Şeyhzade Babiç’in bu yoldaki faaliyetleri romana mevzu teşkil edecek derecede enteresandır.”Tüm bu yazılanlar Babiç’in ne derece milli bağımsızlık hareketine bağlı olduğunu göstermektedir. 1919 yılının 18 Şubat tarihinde Zeki Velidi Togan’ın kurmuş olduğu Başkurt Ordusu Sovyetler cephesine geçmek zorunda kalmıştır. Bu olay hem ordu için hem de Başkurt milleti için çok ağır olmuştur. Göz yaşartıcı bu hadiseyi Zeki Velidi şöyle anlatmıştır: “Kıt’aları geçerken kendimi ağlamaktan güç zapt ederek onları selamladım. Askerler ağlıyordu. Onlar geçince yanımda emirberim Ahmetcan’ın göğsüne başımı koyup hüngür hüngür ağladım. Bunda hep inandığım demokrasi ve hürriyet fikrine veda edip şahsî, millî ve maşerî irademizi meçhul maksatlar uğruna kullanmak üzere Tabolin ve Kolesovların emrine feda etmek, bu kadar döğüştüğümüz düşmanın ayağına gitmek, milletimizin istikbalinin karanlığı, sevdiğim askerlerimizin başına gelmesi muhtemel felâket gözümün önüne geliyordu.” Milli şair Şeyzade Babiç de bu olaylardan derinden etkilenmiş ve kendi yorumunu da ekleyerek şiir yazmıştır. Togan, Babiç hakkında şu satırları yazmıştır: “Milli şairimiz Şeyhzade Babiç de bu teknik kıt’alarla birlikte cepheyi geçmiş, askerin karanlık istikbal korkusuyla titrediğini ve bu hadisenin Başkurtların tarihî hayatının en feci hadisesi olduğunu, bu münasebetle yazdığı şiirinde tasvir etmişti. Onun fikrince eğer bu cephe değiştirme hâdisesinin başında Zeki Velidi kendisi bulunmasa idi, bütün ordu tek bir insan gibi intihar etmiş olurdu, demişti.”Şeyhzade Babiç’in yazdığı şiirden de göründüğü gibi Başkurt ulusu Zeki Velidi Togan adı altında tek vücut olmuştur. Başkurt Ordusu Sovyetler tarafına geçtikten sonra Ruslar Başkurt köylerini yağmalamaya ve Başkurt-Tatar aydınlarını katletmeye başlamıştır. Sovyetlerden Babiç de nasibini almış Kızıllar tarafından vahşice öldürülmüştür. Şeyhzade Babiç’in Sovyetler tarafından öldürüldüğü Sovyet döneminde basılan hiçbir edebiyat kitabında bulunmamaktadır. Bu acı gerçeği Zeki Velidi şöyle kaleme almıştır: “Başkurtların silahtan tecridi, Kızıl Ruslara, Başkurt köylerini yağma etmeye yol açtı. Bunlar birçok Başkurt ve Tatar münevverini yakalayıp öldürdüler. Bunların başında milli şairimiz Şeyhzade Babiç ile muharririmizden Abdülhay Erkebay gelmektedir. Times’teki hükümet, Kolçak ordusunun taarruzundan sakınarak İsterlitamak’a çekiliyordu. Şeyhzade ve arkadaşları o zaman çok mükemmel bir müessese olan zengin matbaamızı ve hükümet arşivini naklediyorlardı. Bunları Kızıllar Calayır demir fabrikasında basıp yakalayıp vahşice öldürdüler.” Tatar-Başkurt şairi Şeyhzade Babiç’in daha 24 yaşındayken vahşice öldürülmesi hem edebiyat dünyası hem siyaset için büyük bir kayıp olmuş, çok sevdiği milletinde ise kaygı hem Ruslara karşı nefret uyandırmıştır. Şeyhzade Babiç öldürüleceğini önceden hissetmiş olmalı ki, Zeki Veli Togan’a bir veda mektubu bırakmıştır.

Kaynakça:

1.Kurban, Roza, Biz İdil’den, Ural’dan, s: 259-262, İstanbul 2014.

Oxunma sayı: 2123

Şərhinizi əlavə edin