"Biz ki Melik-i Turan, Emîr-i Türkistan'ız, Biz ki Türk oğlu Türk'üz,
Biz ki milletlerin en kadîmî ve en ulusu Türk'ün başbuğuyuz!"
EMİR TİMUR

Doğumunun 575. yılında Ali Şir Nevai

9 Feb 2016 | Göndərən: | Bölmələr: Baş Yazı, Edebiyat, ÖZBEKİSTON, TÜRK DÜNYASI, Yazılar

Süleyman MERDANOĞLU, Özbekistan Uluslararası Altın Miras Vakfı Ankara Bölümü Başkanı
merdanogluslm@gmail.com

Şair, yazar, siyasetçi, dilbilimci ve ressam olan Ali Şîr Nevâî, Türkçeyi yüksek bir sanat dili halinde işlemeye çalışan, bu görüşü savunan ve Türk diline değer kazandıran üstün bir bilgin ve devlet adamıdır.

Ali Şir Nevai; 1441’de Afganistan’Herat’ta şehrinde doğdu. Babası Timur’un meliklerinden Sultan Ebû Said’in veziri Kiçkine Bahşi idi. Ali Şîr Nevâî’nin ilk eğitimini babası verdi. Daha sonraki eğitimine Horasan ve Semerkant’ta devam etti.

Timurlu Devleti’nde 1469-1506 yılları arasında Herat başkentti.

Hüseyin Baykara, Herat’ta yönetimin başına geçince, Ali Şîr Nevâî’yi aradı. Onun Semerkant’ta olduğunu öğrendi ve Maveraünnehir meliki Ahmed Mirza’ya bir mektup yazarak Ali Şîr Nevâî’yi kendisine göndermesini istedi. Ali Şîr Nevâî, Ahmet Mirza’nın adamları tarafından Herat’a götürüldü. Sultan Baykara onu önce mühürdar yaptı. Daha sonra vezirlik görevine tayin etti.

Görevi sırasında bol bol kitap okumak, ilim çevreleriyle sohbet etmek ve araştırma yapmak imkanı bulan Ali Şîr Nevâî, bir süre sonra yaptığı işten sıkılmaya başladı. İstifasını Hüseyin Baykara’ya sunduysa da kabul edilmedi. Aksine Esterebad Valiliği’ne tayin edildi. Ali Şîr Nevâî, valilik görevinde fazla durmadı ve 1490 yılında ayrıldı.

Ali Şir Nevai

Ali Şir Nevai

Herat Sarayı’nda mühürdarlık görevinde bulunmuş, vezirlik ve emirlik unvanları taşımıştır. Onun görevde bulunduğu dönemde devlet, hem idari hem de ilmi bakımdan yükselmiştir. Onun sayesinde Herat şehri, bir bilim ve kültür merkezi olmuştur. Nevai’nin birçok alanda yenilikler yaparak devleti ilerletmesi siyasi rakiplerini rahatsız etmiş ve iftiralara uğramasına yol açmıştır. Bunlardan rahatsız olan Nevai, bir müddet emirlikten uzaklaşmış, Herat’a döndükten sonra siyasetten uzak durmuş, sadece bilim ve sanatla uğraşmıştır. Hüseyin Baykara’nın fikir danıştığı yüksek bir şahsiyet olarak, eskisinden daha saygın bir konuma erişmiştir. Nevai’nin bu devirde çok zengin ve ihtişamlı bir hayatı olmuş; hükümdarı tarafından defalarca evinde ziyaret edilmek şerefine ulaşmış; başta kendi evi olmak üzere, bütün Herat’ın akademik açıdan yükselmesine vesile olmuştur. Hüseyin Baykara, ordusuyla birlikte Herat’tan ayrılırken Nevai’yi kendi yerine vekil bırakmıştır.

Ali Şîr Nevâî’nin ailesi çok zengindi. Onun için devletten hiç maaş almadığı gibi devlete yardım da etti. Ali Şîr Nevâî topluma ve insanlığa hizmet etmekten büyük sevinç duyardı. Bu düşünceden hareketle çeşitli vakıflar kurdu.

Şiirlerini Türkçe ve Farsça yazan Ali Şîr Nevâî, Arapçayı da çok iyi öğrenmişti. Meşhur ilim adamlarından Molla Cami, onun şiir arkadaşlarındandır. Kaşgarlı Mahmut’tan sonra Türk diline en büyük hizmet eden kişi olarak tanınan Ali Şîr Nevâî, Muhâkemetü’l-Lügateyn adlı kitabında Türkçe ile Farsça’yı karşılaştırarak pek çok yerde Türkçe’nin üstünlüğünü savunmuştur. Ali Şîr Nevâî, bu kitabını Türkçe’yi bırakarak eserlerini Farsça verenlere ithafen yazmıştır. Ali Şîr Nevâî, Türkçe yazdığı şiirlerinde Nevâî, Farsça yazdığı şiirlerinde ise Fanî mahlaslarını kullanmıştır.

Ali Şîr Nevâî’nin dördü Türkçe, biri de Farsça olmak üzere beş ayrı divanı vardır. Türkçe divanlarının genel adı Hazâinü’l Maânî’dir. Türkçe divanlarını, Garâibü’s-Sağîr, Nevâdirü’ş Şebâb, Bedâyiü’l-Vasat ve Fevâidü’l-Kiber adları altında yazmıştır.

Beş mesnevisinden meydana gelen Hamse’si ile Türk edebiyatının ilk hamse yazarı Ali Şîr Nevâî’nin divanlarından hariç 18 ayrı eseri daha vardır.

“Bu halk arasında yetişen sanat adamları, öz dilleri varken, öz dilleriyle şiir söylemelidir.” diyen Nevai’den sonra Çağatayca yazınsal dil olarak çok saygın ve önemli kabul edilmiştir. Hamse sahibi ilk Türk şairidir. Hamse, bir şairin beş mesnevisinin bir araya getirilmesiyle oluşan yapıttır. Hamse, Türk edebiyatında 16. yüzyılda gelişmeye başlamıştır. Nevai, 30 eser üretmiştir.

Orta Asya Türk şiirini, en üstün seviyesine ulaştırdığı düşünülür.

Nevai, Bilge Kağan (683-734) ve Kaşgarlı Mahmut’tan (1005-1102) sonra Türk diline en büyük hizmeti yapan kişi olarak kabul edilir.

Tüm Türkçe konuşulan bölgelerde etkili olmuş biridir.

Göktürkler, Uygurlar ve Karahanlılar gibi Türk devletlerini kuran hükümdarların, eski çağların ilk büyük destan kahramanı Alp Er Tunga’yı en eski ataları olarak tanıdıklarını gösteren eski tarih kayıtları vardır. Şehname şairi Firdevsi, bu kahramanı Afrasiyab adı ile anar. Bu Türk kahramanı için söylenmiş ağıtlar MS 11. yüzyıla kadar yaşayarak Türk dili edebiyatının örnekleri arasında yer almaya devam etmiştir.

Onun şiirlerinde kullandığı Türkçe asırlarca Nevai Dili adıyla anılmıştır.Çağatay diline Nevai dili de denilmektedir. Bu sebeple Nevai’ye edebiyat ve veya dil dahisi de diyebiliriz. Bu ancak üstün yaradılışlı insanların yapabileceği bir iştir. Nitekim, Nevai’nin hayatına baktığımız zaman onun 3-4 yaşlarında şiir okumaya veya yazmaya başladığını görürülür. Bugünkü eğitimin en geliştiği çağımızda bile bu yaşta çocukların şiir okumasını ve yazmasını bırakın harf bile tanıması mümkün olmamaktadır. Ayrıca kendisi bir Türkçe aşığıdır. Türkçe için onun söylediği şu sözleri meşhurdur: “Türkçe’nin derinliklerine dalınca on sekiz bin alemden daha yüksek bir alem göründü.”

Ali Şîr Nevâî’nin eserleri hem yazıldıkları devirde, hem de daha sonra bütün Türk dünyasında zevkle okunmuş, pek çok ünlü Türk şairi onu örnek almış, ona övgü yazmıştır. XV. yüzyılda yaşamış büyük Osmanlı Şairi Ahmet Paşa, XVI. Yüzyılda yaşamış ve Azeri lehçesiyle yazmış ünlü Fuzûlî, Ali Şîr Nevâî’den etkilenmişlerdir.

Bir çok Osmanlı aydını, bu arada Yavuz Sultan Selim, Nevaî’nin hayranı idiler. XVIII. yüzyılda büyük divan şairimiz Nedim bile Ali Şîr Nevâî dilinde (Çağatay lehçesinde) şiirler yazmıştır.

Hayatını Türkçe’nin tanıtımına vakfetmiş olan Ali Şîr Nevâî’nin özellikle Muhâkemet-ül-Lugateyn adlı eserinden bahsetmek, onun Türk dili hakkındaki düşüncelerini yansıtmak açısından yararlıdır. Türkiyeli pek çok şair Ali Şîr Nevâî’nin şiirlerine nazireler söylemişlerdir. Bu tesir Tanzimat sonrasında bile kendini göstermiş, Ziya Paşa’nın Harâbât adını taşıyan üç ciltlik antoloji eserinde Ali Şîr Nevâî’nin şiirlerine önemli bir yer verilmiştir.

Günümüzde yayınlanan bütün edebiyat tarihlerinde de Ali Şîr Nevâî, ilmi, irfanı, sanatı, Türkçülüğü ve olumlu tesirleriyle övülür. Ali Şîr Nevâî, 1501 yılında doğduğu şehir olan Herat’ta, geçirdiği kalp krizi sonucu Herat’ta vefat etmiştir.

Ali Şir Nevai’nin Eserleri
· Hazâinü’l Maânî
· Garâibü’s-Sağîr
· Nevâdirü’ş Şebâb
· Bedâyiü’l-Vasat
· Fevâidü’l-Kiber
· Hayretü’l-Ebrâr
· Ferhat ve Şirin
· Leyla ve Mecnun
· Seb’a-i Seyyârem
· Sedd-i İskender
· Lisânü’t-Tayr
· Muhâkemetü’l-Lügateyn
· Mecâlisü’n-Nefâis
· Mîzânü’l-Evzân
· Nesâimü’l-Mehabbe
· Nazmü’l-Cevâhir
· Hamsetü’l-Mütehayyirîn
· Tühfetü’l Mülûk
· Münşeât
· Sirâcü’l-Müslimîn
· Tarihu’l-Enbiyâ
· Mahbûbü’l-Kulûb fi’l-Ahlâk
· Seyfü’l-Hâdî
· Rekâbet-ü’l-Münâdî

Tükiye’de Ali Şir Nevai:

Türkiye’deki üniversiteler de yapılan Nevai anma günleri (sempozyum, panel …), Türk yazarların Nevai ile ilgili makaleleri, okul ve parklara verilen isimler ile Türk Dil Kurumu’nun Nevai’nin eserlerinin yayınlanması dışında; Türkiye’de Nevai hakkında çalışmalarının özellikle Özbekistan gibi ülkelerle karşılaştırıldığında çok şey yapıldığı söylenemez. Ali Şir Nevai’nin doğumunun 550. yılı anısına 1991 yılında Rusya Merkez Bankası’nın hatıra para bastırdığı dikkate alınırsa; Özbekistan’dan başka, Moskova, Amerika, Azerbaycan ve Tokyo’da ünlü şairimizin anısına heykellerinin dikilmesi, Türkiye’de Nevai anısına bir heykel olmadığı bir eksiklik değil midir ?

Günümüzde, Ali Şir Neva’nın gazelleri Özbek sanatçıları tarafından zevkle icra edilmektedir. Her yıl olduğu gibi bu yıl da, Ali Şir Nevai doğumunun 575. Yılında Özbekistan’da çeşitli etkinliklerle anılacaktır.

Kaynaklar
1-Özbekistan Turizm Rehberi-Süleyman MERDANOĞLU (Shf.227)
2- https://tr.wikipedia.org
3- http://www.turkedebiyati.org

Oxunma sayı: 1317

Şərhinizi əlavə edin