"Biz ki Melik-i Turan, Emîr-i Türkistan'ız, Biz ki Türk oğlu Türk'üz,
Biz ki milletlerin en kadîmî ve en ulusu Türk'ün başbuğuyuz!"
EMİR TİMUR

Kerkükün Temel Taşı Ata Terzibaşının Ardından

2 Apr 2016 | Göndərən: | Bölmələr: Baş Yazı, Köşe Yazıları, TOPLULUKLAR, Türkmeneli, Yazılar
Şemsettin Küzeci Ata Terzibaşıya ödül sunarken

Şemsettin Küzeci Ata Terzibaşıya ödül sunarken

“Vatanın bütünlüğünü, milletin varlığını, temiz ve içten gelen duygularla, bilgi ve yüksek karakterinizle korumasını bilin…”

Dr. Şemsettin KÜZECİ

Irak Türkmenlerinin büyük düşünürü, araştırmacı, yazar, avukat Ata TERZİBAŞI 14 Kasım 1924 tarihinde Kerkükte doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Kerkükte tamamladıktan sonra Bağdat Hukuk Fakültesinden mezun oldu (1950). O tarihten beri doğup büyüdüğü Kerkükte avukatlık yaptı. Ortaokul öğrencisiyken bazı gazete ve dergilerde makale yazmayı deneyen TERZİBAŞI, Hukuk Fakültesi öğrenciliği sırasında; Türkçe gazetelere gönderdiği edebi konulardaki yazılarını değişik Arap dergilerinde de Arapça olarak yayınladı. Gazetecilik alanında çalışmasıyla da kültür alanına başlayan Ata TERZİBAŞI; Kerkük, Afâk gazetesinde günlük yazılarının yanı sıra, kendisinin öncülüğünde Kerkükte yayınlanan diğer gazetelerde yazılarını yayınlardı.

Kerkükte çıkan “Beşir, 1958” gazetesi ve bazı Arap dergilerinde çeşitli yazıları yayınlandı. Bunların başında, Mısırın “El-Risale”, Lübnanın “El-Edip” ve Suriyenin “El-Hadis” dergileri gelir. Ayrıca Irakın El-Aklam, El-Mektebe, El-Tazamun, El-Sakafa El-Hadise, El-Ahaa, El-Ehbar, El-Mese, Eş-Şaab, El-Emel, Kerkük, Es-Siyase, El-Eyyam, El-Bele, Türkiyenin Türk Dili, Türk Sanatı, Türk Yurdu, Türk Kültürü gibi dergilerinde edebiyat, hukuk, tarih, folklor ve dil alanlarında birçok yazısı yayınlandı.

TERZİBAŞI, çeşitli konularda yazdığı yazılarıyla birlikte Türkmen edebiyatı, dili ve folkloru alanında da değerli eserler bırakmıştır. Onun bu alandaki çalışmaları birçok genç araştırmacıya ışık tutmaktadır. TERZİBAŞI, Türkmen Edebiyatına yaptığı hizmetle ün salmıştır. Onun bu alandaki çalışmaları, edebiyatımızın bütün yönleri için kaynak sayılır. Ağırlıklı olarak hoyratları ilmi bir metotla incelemiş, düzenlemiştir. 3 cilt halinde 1955, 1956, 1957 yıllarında yayımladığı “Kerkük Hoyratları ve Manileri” bir ata-ana mirası olarak ölümsüzleşmiş; şair ve bestekârlara ilham kaynağı olmuştur.

Bilimsel bir dikkatle yazıp yayınladığı ansiklopedik “Kerkük Şairleri” araştırması, Irak Türkmenleri ve Türk dünyasında geniş ilgi görmüştür. Bu 3 ciltlik biyografik araştırmada Kerkük şairlerinin sanat yaşantılarını konu edinerek şiirlerinden örnekler vermiştir. Klasiklerimiz arasında Ruhi, Nesimi, Fuzuli, Garibi hakkında birçok araştırmalar yazmıştır. Fuzuliye ilişkin yazıları onun çok yönlü bir yazar olduğuna ışık tutmaktadır. Edebiyat tarihi içerisinde Terzibaşının yadsınamaz bir yeri vardır. Yer yer ince göndermeler yaptığı yazıları bir başka yönünü ortaya koymaktadır.

Ata TERZİBAŞI başlangıçta serbest şiire şiddetle karşıdır. Zaman içerisinde bu anlayıştan ayrılmış, duygu ve düşünceleri serbest tarzda da dile getirilebileceğini benimsemiştir. Bir not olarak: Terzibaşı evlenmemiştir. Sorgulayanlara, ”Ben kitaplarımla evliyim” demiştir.

“Usta yazarımız Terzibaşı ile 1992 yılında Kerkük Adliye Sarayında karşılaşmıştım. O sıralar Kerkük Televizyonunda “Gençlik ve Spor” programını sunuyordum. “Spor Programı Sunucusu siz misiniz” söyleyince: “Evet, Hocam, benim”, dedim. “Olağanüstü ve Konferans” kelimelerini kullanıyorsun. Bunların yerine bilinen kelimeleri kullanırsanız daha uygun olur. Konuşma dili ile Yazı dilini bir birine karıştırıyorsunuz…” dedi. Anladım ki, o dönemde Kerkük televizyonunda hazırlayıp sunduğum programları çok titizlikle izliyormuş… Saddam sonrası Kerkük’te evine her ziyarete gittiğimde sağlık sorunlarına rağmen Siyaset, Kültür, Sanat ve Azerbaycan ile ilgili koyu sohbetler ederiz. Zaman zaman Azerbaycanlı ortak dostumuz Prof. Dr. Gazanfer Paşayevi telefonla arayıp kendisini onunla görüştürürüm.

Terzibaşının 90. Yaş gününde Irak Türkmen Basın Konseyince düzenlediğimiz “Onur Günü” programında şunları demişti: “Benim için düzenlenen bu toplantı gerçekten de onur vericidir. Ancak bu gibi toplantıları gençler için yaparsanız daha da teşvik olur. Yine de Irakın her yerinden ve Türkiyeden, Azerbaycandan bana ödül, onur ve plaket gönderenlere ve sizlere teşekkür ederim” dedi.

Terzibaşı 2015 yılının son günlerine kadar kendi bilgisayarı başında son eserlerini yazıyordu. Üç ciltlik “Türkman Keşkülü” kitabı kendi hazırladığı son eseri olmuştur. Bu eserden önce yine 3 ciltlik Türkmen Sözlüğü kitabını çıkardı. Ancak, 3. Cildin son sayfasında şu ibareye yer verdi:

“Sonuç Çıkıntısı

Bu kitabı bilhassa şu üçüncü cildi, sağlık durumumun kötüleşmesi sebebiyle ikmal edemediğim için üzgünüm. İlmin ne kadar geniş ve engin, ömrün de kısa ve insan gücünün yetersiz olduğunu bilmekle, aziz milletime küçük bir hizmette bulunmak amacıyla bu işe atılmıştım. Ama başaramadım. Dolayısıyla sayın okurlarımdan özür dilerim. Kusurumun affını isterim. Ne yapalım? Kader böyleymiş! Acı bir çaresizlik içerisinde şu eski ve asil horyatı tekrarlayarak okurlarıma “Elveda” ediyorum:

Derd meni aldı, neynim?
Yatağa saldı, neynim?
Çox niyetler tutmuştum,
Gevlimde qaldı, neynim? 18 Haziran 2015 (Ramazan 1336) Kerkük

18 Mart 2016 tarihinde Azerbaycan Yazarlar Birliğinde düzenlenen Azerbaycan-Irak Türkmenleri kültür ve edebiyat ilişkileri toplantısında Prof. Dr. Gazanfer Paşayev, Dr. Mustafa Ziya ve Dr. Şemsettin Küzeci Terzibaşı’nın İstanbulda çıkan yeni kitabı “Fuzuli Hakkında Yazılar”ı tanıtılmıştır. Ayrıca Profesör Gazanfer Paşayev tarafından Azerbaycanda basılan “Ata Terzibaşı’nın Folklorşinaslık Faaliyeti” kitabının Azerbaycan Milli Kütüphane salonunda tanıtımı yapıldı. Orada Azerbaycanın önde gelen ilim adamı, akademisyen, şair, yazar, gazeteci ve sanatçıları Terzibaşı hakkında görüş bildirdiler.

Ocak 2016 tarihi başından odasına kapanan ve hiçbir şekilde kimseyle görüşmeyen Terzibaşı 31 Mart 2016 tarihinde Saat 21.00 sularında doğup büyüdüğü mukaddes Kerkük toprağında gözlerini hayata yumarak vefat etti. 92 Yaşında aramızdan ayrılan Terzibaşı Türkmen ve Türk Dünyası için büyük kayıptır. 1 Nisan 2016 tarihinde binlerce sevenleri – Kerkük halkı tarafından Kerkük’te toprağa verilerek ebedi istirahatgafına kavuştu. Terzibaşının ayrılışı içimizde derin üzüntülere yol açmıştır. Terzibaşı geride bıraktığı yaklaşık 50 eseriyle ve 1000-e yakın makalesiyle kıyamete kadar içimizde yaşayacaktır ve düşünceleriyle de milli davamıza ışık tutacaktır. Mezarı nurla dolsun.

Oxunma sayı: 789

Şərhinizi əlavə edin