"Biz ki Melik-i Turan, Emîr-i Türkistan'ız, Biz ki Türk oğlu Türk'üz,
Biz ki milletlerin en kadîmî ve en ulusu Türk'ün başbuğuyuz!"
EMİR TİMUR

Qırqızstan Respublikası

Qırğızıstan BayrağıKırgızistan, Orta Asya’da bir ülkedır. Denize kıyısı olmayan ülkenin komşuları kuzeyde Kazakistan, batıda Özbekistan, güneybatıda Tacikistan ve güneydoğuda Çin Halk Cumhuriyeti’dir.

Etimoloji: Kırgızistan, Kırgız ülkesi anlamına gelir. Kırgız isminin kökeni hakkında ise birkaç teori mevcuttur. Bunlardan birincisi -iz eki (iki – iz=ikiz vb.) almış kırk’tır. Yani Kırk-ız, Kırklar’dır. Fakat halk Kırgız adının Kırk Kız’dan geldiğini iddia eder. Bunun temeli Kırgızların refah ve bolluk içinde bıraktıkları kamplarını daha sonra yerle bir olmuş bir halde bulan kırk kızın soyundan geldiklerine inanmalarıdır. Konu ile ilgili diğer bir teori de Prof. Dr. Nadir Devletin Çağdaş Türkler kitabında geçmektedir. O da Kırgız adının Türkçe’de kır – gez’mekten geldiğini söylemiştir.

Tarih: Kırgızlar, Göktürk devrinde Kögmen (Sayan) Dağları’nın kuzeyinde yaşamışlardır. 840 yılında Uygur Devletini yıkarak bu topraklarda kendi devletlerini kurmuşlardır. Daha sonra bugün yaşadıkları topraklara gelen Kırgızlar, Karahanlılar zamanında Müslüman olmuşlardır. Ruslara Orta Asya’lı halklardan ilk olarak girerler. Toplumlar arası kavgalar çıkmaya başlayınca Bagış uruusu (toplumu) Rusya’ya girmeye karar verir. Sonuç olarak 1881 yılında Rusların egemenliğine girmiştir.

Sovyet dönemi: Başlangıçta 1919’da Bolşevik gücü bölgede kabul görmüş ve Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti içinde Kara-Kırgız Özerk Bölgesi oluşturulmuştur (Kara-Kırgız terimi 1920’lerin ortasında Ruslar onları aynı zamanda Kırgız olarak bakılan Kazaklar’dan ayırıncaya kadar kullanılmıştır). 5 Aralık 1936’da Kırgız Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti, tam bir Sovyetler Birliği cumhuriyeti olarak kabul görmüştür.

1920’ler boyunca Kırgızistan, kültür, eğitim ve sosyal yaşam açısından epeyce geliştirildi. Okur yazarlık büyük ölçüde gelişti ve standart bir edebi dil ortaya çıkarıldı. Ekonomik ve sosyal gelişme de dikkate değerdi. Kırgız milli kültürünün çok sayıda yönleri Stalin’in milliyetçi eyleminin baskısına rağmen muhafaza edilmişti ve bu nedenle, tüm Birlik otoriteleri ile olan gerginlikler sürmekteydi.

Sovyet açıklık ve dürüstlük politikasının ilk yılları, Kırgızistan’da politik iklim üzerinde küçük bir etki yapmıştı. Bununla birlikte Cumhuriyet’in basın mensuplarına daha fazla liberal bakış edinmeleri ve Yazarlar Birliği’nce yeni bir yayın olan Literaturnıy Kirghizstan’ı kurmaları için izin verilmişti. Gayriresmi politik gruplar yasaklanmıştı, fakat 1989’da derin iskan krizi ile uğraşmak için ortaya çıkan birkaç grubun faaliyetlerine izin verilmişti.

1990 yılının Haziran ayında Özbekler ve Kırgızlar arasındaki etnik gerginlikler Özbekler’in olduğu Oş İli’ni kapladı. Şiddetli karşılaşmalar birbirini izledi ve bir emniyet ve sokağa çıkma yasağı durumu hasıl oldu. 1990 yılının Ağustos ayına kadar düzen eski haline getirilemedi.

1990’ların başları Kırgızistan’a yeni değişimler getirdi. Kırgızistan Demokratik Hareketi Parlamento’nun desteğiyle önemli bir politik güç haline geldi. Kırgız Bilim Akademisi’nin liberal başkanı Askar Akayev 1990 yılının Ekim ayında başkan seçildi. Takip eden Ocak ayında Akayev, yeni hükümet yapılarını öne sürdü ve çoğunlukla daha genç ve reforma yönelik politikacılardan oluşan yeni bir hükümet tayin etti.

1990 yılının Aralık ayında Yüksek Sovyet, cumhuriyetin adını Kırgızistan Cumhuriyeti olarak değiştirmek üzere oy verdi. 1991 yılının Şubat ayında başkent Frunze’nin adı devrim öncesi adı olan Bişkek olarak değiştirildi. Bağımsızlığa giden bu estetik hareketlere rağmen, ekonomik gerçeklikler Eski Sovyetler Birliği’nden ayrılmaya karşı durur gibi gözükmekteydi. 1991 yılının Mart ayındaki Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği’nin yaptığı bir referandumda seçmenlerin %88,7’si eski Sovyetler Birliği’nin yenilenmiş federasyon olarak tutulması teklifini uygun buldu.

19 Ağustos 1991’de Olağanüstü Hal Komitesi, Kırgızistan’da Akayev’i indirme girişiminin görüldüğü Moskova’da güç elde etti. Ertesi hafta darbenin sönmesinden sonra Akayev ve İkinci Başkan German Kuznetsov Sovyetler Birliği Komünist Partisi’nden istifalarını açıkladılar ve tüm daire ve sekreterya istifa etti. Bunu 31 Ağustos 1991’de Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nden bağımsızlığı sağlayan Yüksek Sovyet oylaması takip etti.

Bağımsızlık: 1991 yılının Ekim ayında Akayev rakipsiz ilerledi ve oyların %95’ini alarak doğrudan yeni bağımsız cumhuriyetin başkanı seçildi. O ay diğer yedi cumhuriyetin delegeleriyle birlikte Yeni Ekonomik Toplum Paktı’nı imzaladı. Sonunda 21 Aralık 1991’de diğer dört Orta Asya cumhuriyeti ile birlikte Bağımsız Devletler Topluluğu’na resmen katıldı. 1992’de Kırgızistan, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’na katıldı.

2005 yılının Mart ayındaki parlamenter seçimlerden sonraki Lale Devri, Başkan Akayev’i 4 Nisan 2005’te istifaya zorladı. Muhalefet liderleri koalisyon kurdular ve yeni hükümet Başkan Kurmanbek Bakiyev ve Başbakan Feliks Kulov altında şekillendi.

Coğrafya: Kırgızistan Orta Asya’da konum almaktadır. Komşuları kuzeyde Kazakistan, batıda Özbekistan, güneybatıda Tacikistan ve güneydoğuda Çin Halk Cumhuriyeti’dir. Tanrı Dağları ülkenin %65’ini kaplar ve ülke bu yüzden “Orta Asya’nın İsviçre’si” olarak adlandırılır. Kuzeybatı Tyan-Şan dağları üzerinde bulunan ve ülkenin en büyük gölü olan Issık Kul (Sıcak Göl), Titikaka’dan sonra dünyanın en büyük dağ gölüdür.

Demografi: 2005 Dünya Almanağı verilerine göre Kırgızistan nüfusu 5,210,450’dir. Bu nüfusun %34.4’ü 0-15 yaş, %6.2’si ise 65 yaş ve üzeridir. Kırgızistan’da halkın %63.9’u şehirlerde, geri kalanı ise kırsal kesimde yaşar. Ülkede kilometrekare başına 29 insan düşer.

Kırgızistan’da yerli halk olarak belli olan Kırgızlar’dır (%64.9). Diğer etnik gruplar içinde en büyüğünü Özbekler (13.8%) ve Ruslar (%12.5) oluşturur. Küçük gruplar ise Tatarlar (%1.9), Uygurlar (%1.1), Kazaklar (%0.7) ve Ukrainler’dir (%0.5).

Demokrasi: Kırgızistan Orta Asyanın en liberal ve demokrat ülkesi konumundadır. 1991’den beri cumhurbaşkanı değişen ve çok partili sisteme geçip, Jogorku Keneş’te (Meclis)muhalefetin temsil edildiği bölge ülkesidir.

Diller: Kırgızca Eylül 1991’den beri ülkenin resmi dilidir. Kırgızistan Orta Asya’daki Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nden ayrılan ülkeler arasında Kazakistan ile birlikte Rusça’yı da resmi dil kadar kullanan ülkedir.

Kırgızca Türk Lehçeleri’nin Kıpçak Grubu’na mensup bir lehçe kabul edilir. 20. yüzyıl’a adar Arap alfabesi kullanılarak yazılan Kırgızca 1928’de Latin alfabesi’ni, 1948’de ise Kiril alfabesi’ni kullanmaya başladı.

Dinler: Kırgızistan halkı Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği dönemleri diğer birlik üyeleri gibi Ateizm içinde yaşamış. Bugün Kırgızistan’ın resmi dini İslam’dır. Müslüman oranı %80’dir, %14 Hıristiyan, %4 Budist ve %2 Ateist bulunur.

Yönetim birimleri: Kırgızistan başkent Bişkek dahil 8 ile ayrılmıştır. Başkent Bişkek’tir. İller ve il merkezleri: Bişkek (Eski Frunze), Batken (Batken), Çuy (Tokmok), Calal-Abad (Celal-Abad), Narın (Narın), Oş (Oş), Talas (Talas), Issık-Kul (Karakol).

Eğitim: Kırgızlar önceleri göçebe olduğundan eğitime dikkat edilmemiş. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği zamanında eğitim alanında büyük gelişmeler yaşanmıştır. 1934 yılında 7 yıllık okul okuma zorunluluğu getirilmiştir. 1950 yılından itibaren bu zorunluluğa uyulması ile birlikte eğitim gelişmeye başlamıştır. Kırgızistan İlimler Akademisi 1965 yılında kurulmuştur. Bugün 17 araştırma enstitüsü mevcuttur. Kırgız halk edebiyatında Manas destanı önemli bir yer tutar. Kırgız edebiyatının kurucusu olarak Toktogul Satılgan kabul edilir. Kırgızların dünyaca meşhur edebiyatçıları Cengiz Aytmatov’dur. En meşhur eseri Cemile’dir.

Kırgızistan’da 60 civarinda üniversite bulunmaktadir.

Turizm: Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği zamanında ülke birliğin önemli bir turizm merkezine dönüşmüş. Son senelerde Issık Kul çevresine yüzbinlerce turist gelmekte. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğinin dağılmasından sonra seçilen Kırgızistan Başkanı Askar Akayev yaptığı bir açıklamada turizmin ülke ekonomisine en önemli katkıyı yapabilecek sektör olduğunu ifade etmiş. Ülke son yıllarda turizm alanında büyük gelişmeler göstermektedir. Denize kıyısı olmasa da yaz mevsimlerinde göl turizmi yapmakta, ayrıca ülke dağlarla kaplı olması nedeniyle kış sporlarına bağlı turizm gelişmektedir. Kış sporlarından sonra doğa gezileri, termal turizm yapılmaktadır. Ülkenin turist çeken başka bir özelliği ise çok sayılardaki ormanlar ve Issık Kul’e sahip olmasıdır.

Ekonomi: Ülke ekonomisi tarım ve madenciliğe dayalıdır. Daha çok hayvancılık kesimi ağırlıklı bir tarım ekonomisi hakimdir. Başlıca tarım ürünleri buğday, pamuk, şekerpancarı, mısır, tütün, sebze ve meyvedir. Dağlık bölgelerde yarış atları yetiştirilir, tavşan beslenir, arıcılık yapılır. En çok küçükbaş hayvan beslenir.

Kırgızistan’da 1970’li yıllarda çeşitli mâdenler çıkarılmaya başlanınca mâden sektörü büyük hızla gelişmiştir. Makina, otomotiv, gıda, çimento, cam ve konserve fabrikaları başlıca sanâyi kuruluşlarıdır. Akarsu üzerlerinde kurulan hidroelektrik santralleri ekonomiye önemli ölçüde katkıda bulunur. Ülkede 600 civârında sanâyi kuruluşu vardır.

Ulaşım: Ülkenin dağlık yerşekillerinden ötürü büyük ölçüde kısıtlanmıştır. Yollar yüksekliği 2000 metre ve üzerini bulabilen rakımlar ve dik vadilerden dolayı sık sık viraj yapmak durumundadır. Kış boyunca ulaşım ülkenin kimi yüksek rakımlı ve tenha bölgelerinde hemen hemen imkânsızdır. Bunun yanında ulaşımı güçleştiren diğer etmenlerden biri de kara ve demiryolunun bugün uluslararası sınırlarla kesilmesidir. Bu da, yolların kapalı olmadığı yerlerde birçok zaman alıcı formalite gerektirdiğinden pek tercih edilmemektedir.

Kaynak: Wikipedia

Qırqızstan

Oxunma sayı: 0
Share